Halkın katılımın pek de yoğun olmadığı bir Cumhuriyet bayramını daha kutladık.
Gönderen
admin
Halkın katılımın pek de yoğun olmadığı bir Cumhuriyet bayramını daha kutladık. Peki, nedir üzerinde bu kadar yaygara koparılan cumhuriyet kavramı? Kısaca halkın kendi kendini seçtikleri vasıtasıyla yönetimi. Merkezde halkın olduğu bu yönetim anlayışında, başarısız, halkı anlamayan irade sahibi yöneticiler yine halk tarafından değiştirilebilirler. Yani yöneticiler, toplumu keyfi biçimde yönetemezler; Halkın isteklerini ve endişelerini de dikkate almak zorunda kalırlar. Tabi bu işin göstermelik teknik kısmı. Esasına bakıldığında ise, Cumhuriyet kavramının içi boşaltılmıştır. Halkın devlet yönetimine en ufak etki edemediği, parti krallığının egemen olduğu, küresel sermayenin esas belirleyici olduğu bir yönetim biçimine dönüştürmüştür. Bu dediklerimizin aksinin ispatının mümkün olmasını başta, yönetilenler olarak bizler isteriz. Siyasi partilere bir bakın, tamamında parti krallıklarını görürsünüz. Partiye rağmen “bu yanlıştır, bu ülke menfaatine aykırıdır” diyebilen kaç babayiğit milletvekilimiz var? ABD, Dış işleri bakanı, “Fas'tan Pakistan'a bu coğrafya değişecek, yeni yeni devletçikler oluşturacağız. Ya bizden olup destek verip dostumuz, müttefikimiz olursunuz ya da hasmımız oluverirsiniz” demektedir. Ülke halkı olarak bu cümleyi ve buna benzer tehdit vari cümleleri içimize sindiremedik ama bizi temsil edenlerden de bu manada “Coğrafyamızdaki yönetimlere, yaşanan kimi olaylara komşu olmamız ve ülkelerin iç işlerine de müdahale etmemek kaydı ile ancak biz müdahil olabiliriz, siz kim oluyorsunuz da Atlantik'ten gelip bu coğrafyayı değiştireceğinizi, ülkeleri açıkça sömüreceğinizi söyleyebiliyorsunuz” türünde bir cümle duymadık duyamadık. Kurtuluş savaşı'nın bu görüşe mensup batılı namussuzlara karşı verildiğini unutmayalım. Cumhuriyet, Halkın isteklerinin, beğenilerinin ifade edildiği ve bu yönde karaların alındığı yönetim şekli değil miydi? Kamuoyu önüne çıkıp “Ben milletvekiliyim” demekle gerçekten bu halkın vekili olabilir misiniz? Hiçbir yorum telaşına girmeden bu konulara değinen Abdurrahim Karakoç'a ait bir şiirden bir bölümü sizlerle paylaşmak istiyorum. Ne içip, ne yiyeceğim, Sırtıma ne giyeceğim Nerede ne diyeceğim, ben bilmem, liderim bilir... Gözlerim hep ona bakar kaldır der, ellerim kalkar Gül, menekşe nasıl kokar ben bilmem, liderim bilir... Sıkı tutarım aramı, ye derse, yerim haramı Süt beyaz, kömür kara mı, ben bilmem, liderim bilir... İşte şiirde anlatılan insan sayısı fazlalaşmışsa, sadece isim olarak Cumhuriyet olursunuz. Cumhuriyet bu değildir. Cumhuriyet, ülke menfaatini ön planda tutan yetkin, namuslu, dürüst ve cesur insanlar elinde anlam bulur. Çünkü Cumhuriyet, halkın şerefi, namusu ve özgürlüğü demektir. Menfaatleri uğruna parti Genel Başkanlarının koynuna girenlerin olduğu yerde Cumhuriyet olmaz. Mevcut durumu ortaya koyduktan sonra soruyoruz. Biz Cumhuriyet'le mi yönetiliyoruz? Eğer bu suale cevabınız müspetse sorun yok. Daha ne diyeyim…